Bu şarkıyı ilk dinlediğimde kıştı ve ne dersleri ne ailemi ne de canımı yakan şeyleri umursamadığım bi zamana denk gelmişti. Sanki tüm olumsuzlukları içime gömmüştüm ama bu şarkı içimi deşip yavaş yavaş her şeyin filizlenmesine neden olmuştu. Şimdiler o etkiyi yapmıyor sadece o zaman yaşadığım o duyguyu hatırlatıyor. Moralim bozulduğunda açıyorum ve bu da geçer diyorum.
Başkalarının acısına acımak hiç bana göre değil. Fakat dünyada, ülkemizde bunca şey yaşanırken kendi sorunlarımı çok fazla abarttığımı düşünüyorum. Yine de engel olamıyorum tabi depresif hallerime. Okul açılacak ve ben biriken bi ton dersimi bi şekilde vericem diyorum ki kararlıyım bu konuda. Sonuçta aşık olduğum bi bölümü okuyorum. Gay olmanın getirdiği yükler eskisi kadar da ağır değil. Aşık olmasam da bana değer veren biri var hayatımda bi şekilde boşluğu dolduruyor.
Gel gör ki her insanın bi sınırı olduğuna inanıyorum ve yaşadıklarım beni sınıra çok yaklaştırdığını düşünüyorum. Belki de benim snırım gerçektende çok düşüktür. Gay olduğumu ilk söylediğim arkadaşımla bunu konuşurken daha etraflıca aslında iyi dayandığımı ve çoğu kişiden daha yüksek olduğunu söylüyor. Bana göre sınırı bi sayıyla ifade edersem 50 diyebilirim o 1000 der.
Günlük tutuyordum bayaa rahatlatıryordu beni. Uzunca bi süre ara verdikten sonra tekrar yazmak istedim ama pek yazamadım. Bilgisayarda not tutmak istedim ama internet daha güzel bi fikir olarak geldi. Dayanma sınırımı biraz daha genişletmek için kendimi biraz daha rahatlatmak için artık bloga yazarım. Sadece bu konuşarda da değil her konuda artık twitter da kullanmadığım için başka bi sosyal ağ kalmıyor. Facebook u artık saymıyorum geç onu.
Yazımı bu şarkı ile de bitiriyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder