21 Kasım 2014 Cuma

evren halime mi acıdı yoksa aşırı değişken ruh halim bugün çok mu pozitifti bilemiyorum ama en son yaz ile bu yazım arasında nasıl da bi fark olucak bak şimdi.

tango dersine basladım vizelerden önce baslayacaktım ders calışayım vaktimi almasın derken araya vizelerde girince 2 hafta aksadı bugün ilk derse gittim filan bayaa eğlenceliydi, arkadasın dersine giricektim sonra iki saat boş vaktimiz olucaktı iki saat kadar hoca ders iptal diyince 3 saatten fazla boş vaktimiz vardı oturduk öyle az önce konuştuk boş boş vaktimiz var değerlendirelim diye bundan sonra mal mal oturmak yerine tartışacak konuşacak bi şeyler araştıracağız onun hakkında konuşacağız artık ne olursa. hayret ettim önce beklemezdim böyle bi düşünce ama neyse irdelemiyorum çok. daha kaliteli gecirilen bi vakit sonuçta.

bir de sevgilimin kankasının sevgilisi geldi bugün uzaklardan onu aldık iki çift oturduk gül eğlen filan. çok güzeldi ya hiç yapmadığım bi şeydi daha önce her ne akdar suskun kalsam da anlatacak bi şeyim olmadığımdan dinlerken de gayet eğlendim. yarında bütün gün beraber takılacağız. yeni botlarımda çok havalı yahu,  bu soğukta yakacak giyecek insanları hatırladıkça sanki çok gereksiz harcama yapmış gibi, israf yapmış gibi hissediyorum çoğu zaman hani onların elinden almışım gibi hissediyorum çok rahatsız ve huzursuz eden bi duygu. küçükken bile vardı bu büyüynce çok para kazanırım yardım ederim inşallah diye dua ederdim halen de ediyorum ama içim hiç rahat etmiyor aniden ağlama krizine sokabiliyor bu durum. adaletine sokayım hayat.

3 gün sonra annemde para vericek biraz idare eder. pazartesiden itibaren finallere de çalışmaya baslıcam. böyleyken hiç bir sorun yok gibi. eski sevgilimi snapte çıkarttım baktım sonra eskiden telefona kayıtlı olduğu gibi görünüyor ne saçma. engellemek zorunda kaldım. zoruma gitmedi değil ama napim ya o mecbur bıraktı hep bunlara. bu arada sevgilimin kankasının sevgilisi çok yakışıklı be. bunu düşünmem  beni tam bi şerefsiz yapıyor ama çok yakışıklı. tam tipim, yaşı boyu tarzı sarışın bi de. duygusal değil cinsel bi çekim hissetmedim değil. bi kaç kere göz göze geldik neden nasıl niye bilmiyorum acaba çok mu dışa vurdum anladı mı diye düşündüm. lavaboda köşeye sıkıştırsa öpsem sonra geri iterim diye düşündüm. adamın 5 yıllık ilişkisi var ama yapmaz. ben hiç yapmam. amaan öylesine bi düşünce işte.

sevgilimle sık sık gelecekle ilgili konuşmalar yapmaya başladık 2 hafta oldu hepi topu. çok çabuk ısındık birbirimize duygularımız çok hızlı filizlendi. ama daha gercek beni tanımıyor. kolay kolay tanıyamaycakta belki bende değiştim biraz ondan tanıyamayacak. ya da manik depresifliğimden dolayı değiştiğimi sanıyorum. işte yine bi belirsizlik. ne çok belirsizlik var hayatımda. bunlara kafa yormak istemiyorum ama.

taylor ın son klibi blank space i izlicem. klipte sanki bir tanrı ve tanrıça gibiler. zaten o adama öl bit geber. sabaha kadar inmem üstünden. izliyin binci sizdi onu.zati hepi topu 5-10 kişisiniz şu yazıyı okuyacak.

20 Kasım 2014 Perşembe

üniversite hayatımın en yüksek notunu aldım. 80... kolay bi ders değil çokta zor değil. cebir 1. 3 tane +80 not var. çoğunluk 0-20 arası. önce bi sevindim o kadar uykusuz kal filan AA düşmesi için yeterli sanırım bu not. ama şimdi yıllar önce aldığım okumayı söktüğüm için takılan kurdele kadar anlamsız.

sevgilime güzel bi şeyler yazmak istiyorum, eskiden ne güzel döktürürdüm. acıdan yazar mışım hep onları şimdi fark ediyorum. canım acımıyor mu halen evet acıyor ama daha çok bıkkınlık ve yorgunluk var üzerimde. benim aklım halen eskilerde. sokakları onunla arşınlamak isterken her eyrde izimiz kalsın isterken bunları baskasıyla yapamicam sanırım. resmen aşk değil mantık ilişkisi yürütüyorum.  doğru mu yapıyorum sanırım evet çokça hayır biraz belki.

5 tl param kaldı. temel ihtiyaclarımı bile karşılayamıyorum. hiç bir şey yapamıyorum. sadece bursla okumak çok zor. her gün otobüs yapmak hem nakit  hemde vakit kaybı, daha az uyuyup daha çok yoruluyorum. bi sigara var extra para harcadığım ihtiyac olmayan,o da olsun be abi, o kadarı da olsun. ilk derse yetişemedim 2 sayfa bi şey yazmışlar normal de fotoğrafını çekerim o sayfaların eve gidince yazarım bu sefer amaan kaç kuruş sanki fotokopicinin önüde boştur şimdi çektiryim dedim yanlış yeri çektirmişim boş yere 25 kuruş verdim sonra gittim o iki sayfanın fotoğrafını çektim birazdan yazıcam.

sınıftan arkadaslar beni çağırmadan gezmeye gitmişler. bi de akşam bana fotoğrafları atıp bunları shoplasana diyor. ne diyim ki yani canım ciğerim dediğim insanlardı. zoruma gitmedi değil üstelik benim yanımdan kalkıp gittiler.

şimdiden final sınavları stresine girdim. midem acıyor, böyle yemek borusuna doğru yanar ya öyle oluyor gece yatırmıyor. baş ağrılarım da artmaya başladı.  çoraplarımın hep teki kayboluyor bi de ya. nereye gidiyor bunlar.şarj aletimin her tarafı bantlı. ucube gibi görünüyor. dexter bot aldım 200 tl indirimle 90 tl ye. dayımın kartından tabii yoksa nerde o kadar para bende. 8 taksit yaptırdım bi de. ne iğrenç şu taksitler ya.


18 Kasım 2014 Salı

huzursuz

evet o bir tanrı. her santimine taptığım adam benim tanrımdı. şimdi mi fark ettim bunu yoksa farkındaydım da öylesine çok kapılmıştım ki kendimin bile farkında değil miydim. bunu kendi içimde yeniden düşünmem bile var olan yeni ilişkime balyoz vurmuş gibi olucağını bildiğim halde ben yazarak ayrıntılarını biçimlendirerek yine bir hata daha yapıyorum. çünkü hata yapmamın zamanı gelmişti.*

neredeyse hiç bir fiziksel özelliği bana uygun olmayan, anlatılsa böyle birisi tanımak istemiceğim adam aklımda hep heykel gibi kusursuz artık. hayatımın merkezine oturttuğum bu mükemmelliği elimden gelse hayatımın bizzat kendisi yapardım. 

yapardım, eskiden. tanrım hala tanrı. fakat benim ona inancım bileklerimi kestikten sonra boşalan kan gibi akıp gidiyor. yaşamak istemediğim gibi inanmak istemiyorum tanrıma. seslenmesin bana tanrı ve duymasın beni. vazgecsin etrafında dönen benden ki bırakayım etrafında dönmekten...

bu hastalıklı aşkımla taptığım tanrıya olan inancımı yitirirken aklım başıma geliyor. 1 yıl boyunca komada kalıp 1 yıl boyunca yapamadıklarımı yapmaya çalışıyorum. derslerimi veriyorum, daha sağlıklı bir ilişki yaşamaya çalışıyorum, aile ile kopmuş bağları düzeltiyorum, arkadaslarıma en azından bir kısmına tanrımın adını sayıklayıp sıkmıyorum, daha az sigara içiyorum sanırım.

şimdi her şey yolunda mı tabii ki hayır hiçbir zaman hiç bir şey yoluna girmeyecek. 
* hata yapmam lazım. hastalıklı ruhum huzursuz, hata yapıp hayatımı mahfetmemi daha sonra bundan acı çekmemi istiyor. bu beni deli ediyor. bırak o aptalı, tanrına dön diye fısıldıyor biri kulağıma. korktuğum şey bu işte, her seferinde kalbim karanlığa teslim, aklım fikrim siyah ben her seferinde üzerime hiç uymayan sıkan boğan daraltan bu normallikten kurtulup siyahlara bulanıp kötü ne kadar his duygu davranış varsa üstlenmek istiyorum. bu nasıl bi bağımlılık bu nasıl bi istek bunlar olunca nasıl normal hissedebilirim bu nasıl gercek ben olabilirim. gay olmak benim isteğim değil değiştiremeyiz ve buna anormal diyorlar, aynı şey mi bu da diye düşünüyorum. kendim olursam iyi hissediceksem normal olan şey hasta sesleri dinlemek mi. o zaman bu sesler hasta değil belki de olmam gereken kişi bu. 

bunlar hep kafamın içinde dönüp dururken okulu bitirip sigortalı bi iş sahibi olmaya çalışmak çok zor gercekten. dünya da insanlar savaşla açlıkla hastalıkla uğraşırken böyle düşüncelere hislere kapılmak beni daha çok deli ediyor. neden  demek istemiyorum, içimde damla kadar az da olsa dini inancım varken isyankar olmak istemiyorum. yine de kovamıyorum bunları aklımdan. bu mu benim dünyada ki sınavım bunlarla baş edersem kazanacak mıyım, nefsime hakim olmam gereken yer burası mı, düşüncelerim dayanmam gereken şey mi. her şey karma karışıkken buna kafa yormak huzurlu vakitlerimi çalıyor. belki söyleyebilidğim tek şey çoğu zaman.

ben elimde hiç cevap ya da çözüm olmadan, vaktimi gecirdim yine.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Meraba ben ot

takip ettiğim 4 ya da 5 blog var onlarda zaten sık sık yazmıyor adamlar işinde gücünde insanlar e bana da okuyacak bi şey kalmıyor kolay kolay blogta beğenmiyorum ki en son dün plaza kaşarını buldum da onu okuyorum tabi sürekli sürekli okuyunca yazıları hem baydı hem de kendimi ev kadını gibi hissetmeye basladım. 

geriye onedio var onda da haberler oku oku bitiyor max yarım saat vakit geciyor. film desen sıkılıyorum abi iki günde iki tane izledim yeter yani. friends e de alt yazı bulamadım diye izleyemiyorum. tumblrda da hep yakuşuklu çocuklar görüyorum içim gidiyor bakmak isyemiyorum zaten yine sekiz bin kadar fotoğraf indirdim daha onlara bakıcam. kısaca netten bana hayır yok. haa bir de hornetten tanıştığım yeni 2 kişi var birini engellicem diğeri de siklemiyor beni. 

kitap okusam diyorum bitmemiş 2 kitap duruyor daha. dışarı çıkıcak kimsem yok evde patlıyorum zaten aneanem sağolsun insanın içini daraltıyor uzun süre de gecmiyor etkisi. evde ki hiç bir yemeğide beğenmiyorum aç aç duruyorum bu da benim ayrı mallığım aç olunca daha da sinirli oluyorum hep hamburger düşünüyorum erimiş peynirli soğanlı domatesli filan. sigarada akşam aldım bugün. iki gündür sigarasızım.

ah bir de dersler var daha çalışmam gerek 8 ders var ki birini daha tam bitirmedim. yazarım diye fotoğrafını çektiğim notlar var daha. 

unutmadan bir de eski sevgilinin attığı mesaj var. uzunca bi aradan sonra tekrar konuşmak şey oldu ya. şey işte anladın. arkadas gitar çalmayı öğretiyordu bi kaç alıştırma var daha başlamadım bile ama dersler varken onunla uğraşırsam içim rahat etmeyecek bununla birlikte anemin dırdırı var. kadın mezun olup çalışmamı bekliyor ki artık işten cıksın diye ben napıyorum. ya kafayı yıcem yemnediyorum 4o dakikadır iki soru çözdüm gram ilerleyemiyorum. aaayyyy bir de şu botlaaaar çıkmıyor aklımdan. rüyama bile girdi istiyom onları yaaa.

kısaca meraba ben ot 4 duvar arasında sadece nefes alıyorum kimseye bi yaararım yok hiç bir özelliğim yok sıfır yetenek ve sıfır üretkenkenlik.

Ruhum hasta

okurken dinlemelik bi şi

iki gün  önce sorsan bana bölüm birinciis olucam ve yüksek lisans yapıcam. şimdi sor bir de sor sor çekinme... okulu bırakmak istiyorum ve sürekli neden bu bölümü sectiğimi düşünüyorum. ne kadar sürüyor bu düşünceler biliyor musunuz tabii ki de bilmiyorsun 1 max 2 gün sonra ben yine harıl harıl çalışıyorum 2 gün vakit kaybetmemle kalıyorum. asıl sorun sadece ders ya d aokul için gecerli değil ki ben hep böyleyim sürekli değişen bi ruh hali, a şeysini isterken bir den b ye karar veriyorum derse girmicem diyip 5 dk sonra kendimi otobüste buluyorum. işin bir diğer saçma yanıda bunun farkındayım ama hiç bir halt yapmıyorum.

bunun bir adı var arkadaslar ve hastalık tanıştarayım bipolar bozukluk (manik depresif hastalık) ben kısaca bip ya da bipo diyorum. bilen bilir de ben siz yazayım kimler bip hastası:

Sinirlilik: ben hep sinirliyim sınıfta yerime oturan kızın boğzanına kalem saplamak filan istiyorum ama sadece günaydın cnm ahhaahha diyip gidiyorum.

Aşırı öfke ya da neşe durumları: meraba yine ben varım bunda da. ufak tefek şeylere aşırı öfkeleniyorum otobüs şöförleriyle az kavga etmedim mahalle karısı gibi bağırıyordum bi ara artık duruldum ağızlarına ökeniyorum sadece. neşe içinde aynı şey gecerli yerde bulunan para değeri 10 kuruş hissedilen 100 tl gibi.

Her zamankinden farklı davranışların bulunduğu dönemler: çok yakın arkadasınızı hayatınızdan çıkarmak istemek bu kategoriye giriyor. hatta ben herkesi çıkarmaya karar veriyorum neden mi ? hiç sebebi yok sıkıldım diye sadece. 

Enerji ve aktivitenin artması, düşünce akışının ve konuşmanın hızlanması : saaat olmuş 6 sabahtan beri dersteyiz herkesin beyni laçka olmuş ben hoplayıp zıplıyorum. sabah millet uykusuz 8 de ders mi olur diye ağlıyor ben de çıkışta ne yapalım diye plan yapıyorum. ayrıca zaten hızlı konuşan bi insanım daha da hızlanınca kimse ne dediğimi anlamıyor kimse ne dediğimi anlamayınca sinirleniyorum ki bu normal bi öfke değil çok öfekelenip haksız olduğum içinde sesimi çıkartmıyorum kendi kendime mutsuz oluyorum.

Uyku ihtiyacının azalması: bu dönemlik bi durum mu 3. maddede ki gibi yoksa değil mi bilmiyorum ama bende dönem dönem oluyor 7-8 saat uyku yetmazken 3 saatlik uykuyla gün boyu enerjik olabiliyorum.

Hastanın kendi gücü ve yetenekleri hakkında gerçekci olmayan inanışlara kapılması : ben yine kendimden yola çıkarak anlatıcam, 3. sınıf oldum matematik okuyorum her zaman matematikle aram iyi olmuştur ama ben halen ortalama bir öğrencinin sorularını çözmem gerekirse ne yaparım bilmiyorum. yapabilirim demiyorum ama yapamamda diyemiyorum. aşamadım bunu. 


Cinsel ilginin artması: açıklamaya gerek var mı günde 2-3 kez mastürbasyon bile yetmiyor halen duvarlara tırmanası oluyor insanın.  bu bende hep böyle sadece bazı dönemler azalıyor ki sanırım bu azalması yine 3. madde ile ilgili oluyor.

Madde kötü kullanımı, özellikle kokain, alkol, ve uyku ilaçları kullanımı : sigaraya böyle başladım zaten kötü bi şeyler yapmak istiyordum o zaman da erişebildiğim sigaraydı. halen istiyorumd aah kötü şeylere bulaşmak ama kendimi tutuyorum işte zorda olsa. bi kaç kez arkadasım uyuşturucu teklifinde bulundu hayır dedima ama içten içe çok istiyordum. neyse en azından hayır diyebiliyorum.

Öfkelendiren ya da herşeye karışan baştan çıkarıcı davranış biçimleri : insnaların canını sıkıyoruz yani bipler olarak. bende genellikle insnaları sinirlendirip öfkelendiririm ya ukalalığımla ya da baska bi halt ile. 

işte bu maddeler varsa sende biposun canım üzgünüm. kesin değil ama yüksek ihtimal.


böyle işte bundan kurtulmak için psikiyatriye gitmemiz gerekiyor zira ilerlerse boka batıcaz çünkü yavaş yavaş ilerleyen bi şey değil. max seviye 5 olsa ben 3 teyim sanırım. kendi kendime koydum bu teşhisi ama inanın çok şey okudum bununla ilgili o maddelerin tam olarak ne kast ettiğiyle ilgili. o yuzden teşhisimden eminim. doktora ne zaman giderim eylülden beri bugün yarın diyey diye kasım oldu işte yaza doğru gideirm herlade.