Bir kadeh, iki kadeh, üç kadeh derken iki şişe şarabın dibini gördük. Ben zaten hemen sarhoş olurum, o ise bana bir şey olmaz dediği halde benden daha sarhoştu. Birisi görecek korkusu olmadan öptüm onu, kokladım. Bunca şeyin arasında, bunca derdin tasanın ve bunca insan arasında onu bulmamın ne kadar büyük bir mucize olduğunu söyledim. Sarıldım, öptü. O gün ona onu sevdiğimi söylemek istedim. Ama söyleyemedim.Korktum. Acele etmek istemedim ya o sırf mecbur hissettiği için seni seviyorum derse diye. Ya aşkı hesap kitap yaparak yaşayanlardansa. Söylemedim. O söyledi. Seni seviyorum dedi. Yüreğimin ortasında çiçekler açtı. Yolun sonunda ki ışığa inandım. Ben "seni seviyorum"ları ciddiye alan biriyim. eğer seni seviyorum dersem ömrümü ömrüne adarım. Onunla her şeye hazır olduğumda söylerim. Laf olsun diye değil hayatımız anlamlı olsun diye söylerim. Ve o söylediğinde söylemek için söylemiş olmadığını hissettim. Gerçi şimdi buna inanmak biraz zor. Ama bunun ne kadar büyük bir şey olduğunun farkındasın değil mi diye sordu. Belli ki de o da benim kadar değer veriyordu bu kelimelere. Ben artık o kadar da değer vermiyorum. Artık değersizleşti.
Sarhoşluktan mı diye düşünmüştüm bir kaç gün ama bu düşüncemi haksız çıkaracak şeyler oldu. Ben ona hepten inandım. Beni seviyordu.
O gece bir şey oldu ona göre yanlış bana göre ise tamamen zararsız bir şey. Sarhoşluktan bu kadar abartmış olabilir, ya da o an sarhoş olduğu için içinde ki duygular durumu kullanarak dışarı çıktı. Ne olduğunu söylemeyeyim ama bir benzetme yapayım. Ben balkonun kenarındayım demir korkuluklara değmeyecek kadar yakınım ama o aşağı sallanıyor muşum gibi tepki gösterdi. Sonra ne yapıyorsun sen diye bağırdı yüzüme. Ya sana bi şey olursa bu saatten sonra sensiz ne yaparım ben hiç düşünmüyor musun diye. Öyle bir bağırışı var dı ki sanki intiharın eşiğinden döndürmüştü beni...
Bi kaç ay sonra ayrıldık. Sadece o gece yaşananları düşünüyorum. Nasıl neden diye kendimi yiyip bitiriyorum. Bunları söyleyen adam nasıl yüzünü çevirdi bana. Bensiz yaşamaktan ölesiye korkarken nasıl haftalardır hiç halimi hatırımı sormaz. Nasıl kabul eder bu ayrılığı. Hayır sadece sarhoş olduğu için söylenmedi onlar. Sadece içindekiler dışarı çıktı alkolü kullanarak. Ama nasıl oldu da bu hale geldi. Sandım ki dayanamayız ayrılığa. Ama eğleniyor şimdi.Sokağa adım atacak gücü bile bulamazken ben, sen nasıl eğleniyorsun diye boğazına yapışmak istiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder