Bu şarkıyı geçen sene kışın dinlemiştim bir blogta ilk defa. Playliste eklemiş adını da yazmamış. Soruyorum cevap vermiyor, shazam yok, sayfa kodlarına bakmayı da bilmiyorum o yüzden şarkıyı bulamadım. E ben bir şarkıya taktım mı takarım bütün gün o şarkıyı dinlemezsem olmaz, sürekli kafamın içinde dönüp durur deli olurum ben. Evde kaldım 2 gün çıkmadım bi yere, sonra sözlerini anlamaya çalıştım youtube a yazdım buldum bir şekilde. Bu cover hali orjinali Bob dylan a ait.
İlk dinlediğimde hava soğuktu ve ben aşk acısı çekiyordum, onun dışında kendi sorunlarım da vardı, derslerimde iyi değildi. Her yönden kapana kısılmış gibi hissediyordum, kaçmak istiyordum, sürekli yollarda olayım, hiç bir yere ait olmayayım istiyordum. Ve bu şarkı sanki gitmenin sürekli gitmenin şarkısıydı. Bana gidersem her şeyin daha güzel olucağını anlatıyordu. Sözleriyle pek alakası yok ama melodisi içime işliyordu.
Evet sevdiğim şarkılarla aramda çok fazla bağ oluşuyor. O kadar çok benimsiyorum ki duymazsam huzursuz oluyorum, eksiliyor gibi hissediyorum. Dinledikçe duygularımı daha çok yaşıyorum.
Bir süredir dinlemiyordum şimdi karşıma çıktı, açtım, dinliyorum...
Şimdi bazı şeylerin eskide kaldığını hatırlatıyor.
Öyle ya da böyle geçiyor işte geçmez dediklerimiz.
1 sene 2 sene ya da daha fazla acı hafifliyor, hüznü kalıyor, hani canımızı yakan o şey yoktur artık acı çekmeyiz ama aklımıza geldiğinde kalbimiz bir boşlukta atıyor gibi olur. Hissizlik kemiklere kadar işler ya. En azında bende öyle oluyor.
Hatırladım yine o günleri, kanayan yaralarımın yerinde izi var. Ben karanlıkta gibiyim. Aklımda kendi sesim yankılanıyor.
"Geçer bir şekilde, öyle ya da böyle geçer."
...
Peki geriye kalan hüznü ne yapacağız ?
Canım acımıyor evet ama bu hüzün...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder